1. Haberler
  2. MAGAZİN
  3. Avrupa’nın Önde Gelen Ses Tasarımcıları Seminci’de Sesin Geleceğini Tartıştı

Avrupa’nın Önde Gelen Ses Tasarımcıları Seminci’de Sesin Geleceğini Tartıştı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sesin Sanatı Üzerine Tartışmalar

71. Seminci, ‘Sinema Üzerine Düşünmek (ve Dinlemek)’ başlıklı programı çerçevesinde ‘Dinlemenin Sanatı’ adlı bir panel düzenledi. Bu etkinlik, Avrupa Film Akademisi’nin Ses Tasarımcıları Bölümü üyelerinin Valladolid’deki ilk buluşmasıyla çakıştı.

Panele, ünlü yönetmen Wim Wenders, Paolo Sorrentino ve Jonathan Glazer gibi isimlerle çalışan ses uzmanları katıldı. Teatro Calderón’un Salón de Espejos’unda gerçekleştirilen etkinlikte, ses tasarımında önemli isimler bir araya geldi.

Sesin Yaratım Süreci

Panelde yer alan uzmanlar, sesin yaratım süreci ve sinemadaki anlatımındaki rolü üzerine görüşlerini paylaştılar. Oscar ödüllü Tarn Willers, ses kaydının yanı sıra, mevcut sesleri ortadan kaldırmanın da önemli olduğunu vurguladı: “Setteki ana hedefimiz canlı performansları kaydetmek. Lokasyonlara gittiğinizde, orada zaten var olan seslerle başa çıkma zorluğu ile karşılaşıyorsunuz,” dedi.

Krzysztof Stasiak, post-prodüksiyon sürecinde her aşamada yer almak istediğini belirterek, “Mekanları ziyaret etmeyi seviyorum ve her zaman yanımda mikrofon, halı ve perdeler bulunduruyorum. Bu unsurlar, yönetmenle olan diyalog kadar önemlidir,” ifadelerini kullandı.

Sesin Evrimi ve Tüketim Şekilleri

Panelde sesin sinemadaki evrimi de tartışıldı. Axel Arft, günümüzde sinemada daha fazla fısıldama olduğunu vurguladı: “Bir yakın plan ya da genel planda çalışmak arasında büyük bir fark var. Fısıldama, her durumda farklı şeyler iletebilir,” dedi. Eski bir anısını paylaşan Arft, Gene Hackman ile çalışırken yaşadığı zorluğu anlattı.

Daniela Bassani ise, evde sinema izleme deneyiminin dikkat ve niyetle ilgili olduğunu belirtti: “Sinema salonunda izlemek her zaman en iyi deneyimdir, ama evde de bir çaba gösterebiliriz,” dedi.

Analogdan Dijitale Geçiş

Willers, analogdan dijitale geçişin sektörde yarattığı değişikliklere dikkat çekerek, dijitalin çekim sürecindeki baskıyı azalttığını ifade etti: “Son yaptığım film 35 mm’ydi ve bu, artık var olmayan bir disiplini yeniden deneyimlemek gibiydi. Dijitalde kaydettiğinizde, para biriktirmek gibi bir endişeniz yok,” şeklinde konuştu.

Bu değişim, zanaatın özelliklerini kaybetmesine neden olduğunu da ekledi.

Geleceğin Ses Tasarımı ve Yapay Zeka

Panelin kapanışında yapay zekanın sinema üzerindeki etkileri de ele alındı. Stasiak, yapay zekayı post-prodüksiyonda daha iyi sesler üretmek için bir araç olarak gördüğünü belirtti. Arft ise, yapay zekadan uzak durduğunu ve bu konuda endişeli olduğunu ifade etti.

Willers, her iki tarafı uzlaştırmaya çalışarak, yapay zekanın bazı temizleme işlemlerinde kullanılabileceğini ancak her şeyi yeniden tasarlamak için kullanılamayacağını vurguladı. Bassani ise, dinleyicilere, “Aksan mı daha önemli, yoksa yorum mu?” sorusunu yöneltti.

Avrupa’nın Önde Gelen Ses Tasarımcıları Seminci’de Sesin Geleceğini Tartıştı
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.